Bu şehri niçin sevdim?...
"Vizontele" filminin ilkini izlemeyenimiz yoktur. Orada Altan Erkekli'nin belediye binasının balkonundan, halka seslenişinde sarfettiği müthiş bir söz vardı. "İnsan bir şehri niye sever. Gidecek başka bir yeri, başka bir çaresi yoktur da ondan sever" diye.
Galiba benim Adıyaman'a sevgim de böyle imiş. Bu aşktan sıkılmaya başladım. Tam olarak neyinden sıkıldığımı da bilmiyorum aslında. Boşanalım diyorum bu şehre, anlaşabiliyorken boşanalım. Ben giderim evlerin sokakların sana kalsın. Çocukluğum zaten ben de... Ve nafakası yalnızlığımın bir kaç satır ile bir kaç dize...
Haber vermeden gideceğim bir gün burdan. Habersiz gelemedim buraya herkes benden önce öğrendi Adıyaman Üniversitesine gideceğimi. Habersiz gelemedim ama haber vermeden gideceğim. "ceketimi alıp" evini terkeden baba gibi..
Özledim hep önümde koşan hiçbir zaman yetişemediğim. başından beri mi ıssız yoksa; benim mi hep böyle yalnız olduğumu her gecesinden sabahına sorduğum o canım kenti.
Antalya'yı....
Aslında orada da sıkılırdım. Ama insanın kendi memleketinde sıkılması daha güzel. Niçin sıkıldığını asıl o zaman biliyorsun. şimdi bir bahanen var " evimden uzağım canım sıkkın"

0 yorum yazılmıştır