Ben deli miyim?
Eczacı arkadaşımın dükkanından ayrılırken ona hayırlı işler dilediğimde içimde tuhaf bir his oluyor sanki diğer insanlara beddua ediyormuşum gibi, kendimi kötü hissediyuorum.
ben deli miyim?
değilsem neyim?
Eczacı arkadaşımın dükkanından ayrılırken ona hayırlı işler dilediğimde içimde tuhaf bir his oluyor sanki diğer insanlara beddua ediyormuşum gibi, kendimi kötü hissediyuorum.
ben deli miyim?
değilsem neyim?
Blogcu'da sayfaların en altında şu yazıya rastlarız
"....Açık Kaynak Felsefesini Destekler" peki ama nasıl
Açık kaynak felsefesini destekliyoruz. yazmakla açık kaynak felsefesi desteklenmez. ( Blogcu'nun bu konuda nerelere destek verdiğini bilmiyorum. duymadım. söylemediler. ) Eğer bu sözünüzde cidddi iseniz önce blogların şablonlarını dağıtıma açın isteyen herkes, size bağlı olmaksızın kendi sitelerinde de, sizin şablonlarını -dilerlerse- geliştirip kullansın. "Açık Kaynak" felsefesi payleşmak geliştirmek sonra tekrar paylaşmak değil midir?
Blogcu'nun bu konuda nerelere destek verdiğini bilmiyorum. duymadım. söylemediler.
Not: Açık Kaynak felsefesini destekliyorum.
haydi!... Haydi!.... hop!...hop!... Oleyy!...Oleyy!.... Haydi Açık Kaynak Felsefesi Kim Tutar Seni. (manevi destek)
Bundan aylar aylar evvel bir yazı yazmıştım. bendelimiyim? diye. o zamanlar kendime ait bir web sayfası açmak istiyordum ancak gerek düzenlemeler gerek tasarım gerekse bunu nasıl yapacağıma dair bilgi eksikliği nedeniyle yapamadım.
Ve şimdi, yani bu yazıyı yazmadan hemen önce alan adımı (www.bendelimiyim.com) satın aldım umarım kısa süre içinde aktif olur

...
Aklımda
Gülüşün.
Sanki avucumda gökyüzü
Gökyüzünde yıldızlar,
Yıldızlar gözlerinde
Gözlerin yüzünde
Yüzünde Gülüşün
Cennetin özeti gülüşüne
Şiirler,
Hepsi
Aklımda...
Başım ellerim arasında. Ve ben hayat çölünde gençlik denen vahada yaşam molasındayım. Kaç yıl sürer bilmiyorum. Artık ne çocuk sayılıyorum, ne de büyük. Çocuk olmak için fazla büyük; olgun biri içinse fazla küçüğüm. Ortada biryerlerde ne zamam biteceğini bilmediğim bir terapi evresi geçiriyorum işte.
Hiçbir zaman yaşıma uyamadım. hiç yaşımdan arkadaşım olmadı benim. On beşime çok alışmıştım ve yaşıtım sandığım arkadaşlar bulmuştum. Oysa büyüyordum ben on beşimdeydim ama yaşım on dokuz olmuştu. Sonra büyüdüm artık dedim, ve yaşıtım dediğim abilerle arkadaş oldum. Oysa onlar benden çok büyüklerdi. Hiç yaşıtım olmadı benim. ben hep ayrı yaşadım zamandan, hiç yaşım olmadı benim. Ben bazen çocuğum, bazen de amca, bazen dedeyim, ve bazen on dokuz yaşında bir öğrenci...
Aynadaki yansımama soruyorum. Ben kaç yaşındayım ve bedenim kaç numara büyük ruhumdan...
Canımın sıkılmasını ne kadar da özlüyorum. Diyorum da bazen sade öylece dursam saatlerce hiç bir şey yapmadan. Düşünmesem. Bir an için bile olsa yaşamdan soyutlansam. İçinde bulunduğu boyutun dışına itilmiş. Başka bir boyuta göre; tuhaf bir zamandan gelen bilinmedik, beklenmedik bir yolcu gibi düşşem daha başka bir aleme...
Düzeni ilkokulda ense hizasında sıraya dizerek öğretiyorlardı.
Ben ise sırayı bozardım hep boyum uzundu. Geçtim arkaya düzeldi sıra. İstiklal marşını ölüm makamında söylüyordu öndekiler.
“İstiklal!.. İstiklal!...” diye bağırdım arkadan. Beni koro başkanı yaptılar.
“İlla ki bayrak taşıyacağım” dedim “Ciddiyetin eksik.” dediler. Borazan çalmayı öğrendim ben de. Bugün bile, danseden sadece bir kaç kişi çıksa da
Borazanımı öttürüyorum bütün nefesimle.......
Düşlerime dair ezgiler çaliyorsa
Hiç açmadığın radyonun suskunluğunda
Ya çocuklar parmaklarıyla görterip beni
"işte geliyor yine" diyorlarsa birbirlerine
Ve almıyorlarsa beni oyunlarına.
Yağmur yağdığında
Pencereden yağmuru seyrederken
O ıslak kokunun aslında,
Sadece yağmurdan mı
Yoksa topraktan mı
kaynaklandığını düşünüyorsam
Kendimle konuşup
Kendimle tartışıp
Hatta kavga edip küsüyorsam
Ve hatta yolda kendime rastlıyor
Soranlara ben kendimin rüyasıyım diyorsam
Söyleyin
yoksa
ben deli miyim?